Terelelli

Fırat Toprak’ı istifaya götüren görüntüler:

Geçtiğimiz günlerde CHP Grup toplantısını sosyal medya üzerinden yayınlamaya çalışırken emojileri açık unutarak Kılıçdaroğlu ve beraberindekileri canlı yayında eğlenceli görüntülerle ekrana getiren CHP Milletvekili Tacettin Bayır’ın basın danışmanı Fırat Toprak istifa etmek zorunda kalmıştı.

HOPkültür olarak istifaya tepki göstermiş, vekillerin gece yarısı Meclis’ten geçirdikleri yasalarla kendilerine tanıdığı imtiyazlardan utanmak yerine Toprak’ın yayınladığı görüntülerden utanmasına isyan etmiştik. Tepkimizi de “Hepimiz Fırat Toprak’ız” başlıklı paylaşımla duyurmuş, Tacettin Bayır’ın Facebook sayfasına da itina ile yerleştirmiştik. Tacettin Bey, gelen yoğun tepki mesajları üzerine sosyal medya hesabından Fırat Toprak’ın istifasının kabul edilmediğini duyurdu.

Buradan bir kez daha yineleyelim: içinde bulunduğumuz Tımarhane Cumhuriyeti ortamında yanlışlıkla paylaşılan bu görüntüler hepimize biraz nefes aldırmış, gülümsememize neden olmuştu. Kaldı ki sadece Kılıçdaroğlu değil, “ittifak kuvvetlerinin” seçimi kati surette kazanmak için çıkardığı Seçim Yasası’na rağmen halkı ısrarla şaibeli seçime çağıran tüm siyasilerin ruhumuzdaki yansıması o görüntülerden farklı değildir. Bu vesileyle tüm muhalefeti aklı selim olmaya davet ediyor, aksi takirde “çatlasalar da patlasalar da” Tayyip Bey’in Başkan olacağını buradan ilan ediyoruz! Ama diyorlarsa “bir bildiğimiz var” o zaman söylesinler de biz de bilelim. Değil mi ama?…

Fırat Toprak için dayanışma paylaşımımız:

Hükümetin Afrin’e düzenlediği operasyonlardan çıkarmaya çalıştığı “kahramanlık” tablosu vatandaşı delirtti!

Yandaş medyanın dış mihraklarla “mücadele” hikayeleriyle iyice beyni yıkanan “bir takım milli irade” etrafa saldırmaya başladı.

Memlekette esen Afrin rüzgarına kapılan bir vatandaş da “Kahrolsun Amerikan emperyalizmi” diye bağırarak İngilizce dil kursunu bastı. Adapazarı’nda bir pasajın içindeki kursu basan tabancalı saldırgan havaya 5-6 el ateş açarak kurs çalışanlarını rehin aldı. Rehineler, özel harekatçıların destek verdiği polis ekipleri tarafından kurtarıldı.

Sakarya Emniyet Müdürü Fatih Kaya, olayla ilgili yaptığı açıklamada “Herhangi bir yaralımız yok. Şahıs, Afrin operasyonları dolayısıyla hassaslaşmış. Amerika karşıtı bir tavır sergilemiş” dedi.

Biz de memleketimizde herkese akıl sağlığı diliyor, başka da bir şey demiyoruz!

Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde geleneksel hale getirilen Evren Kahve Tavla Turnuvası’nda en centilmen oyuncuya mezar taşı hediye edileceği ortaya çıktı.

Bu yıl 9’uncusu düzenlenecek turnuvada derece alacak oyunculara ilçedeki çeşitli kurum ve kuruluşlar sponsor olunca en ilgi çekici hediye mezar taşı oldu.

Mezar taşı hediye edecek mermer firmasının sahibi Şenol Bıyıklıoğlu “Baba mesleğimiz olan mermerciliği 40 yıldan bu yana sürdürüyoruz. İlçede birçok projeyi yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Önümüzdeki günlerde ilçede düzenlenecek olan tavla turnuvasına da sponsor olduk. Centilmenler her zaman kazanır diye en centilmen oyunculara hediyemiz olacak. Hediyemizi de mezar taşı olarak düşündük. Biz firma olarak Malkara’da ilkleri yaptığımızı düşünüyoruz. Malkara ilçemize güzel şeyler kazandıralım. Güzel projeler sunalım istiyoruz. Biz mezar taşlarımızı 100 yıl önceki gibi elmas kalemlerle çekiçlerle oyarak yapıyoruz. Bir mezar taşına tam bir gün mesaimizi harcıyoruz. Bu şekilde yaparsak daha kalıcı oluyor” dedi.

25 yıldır mermercilik işiyle uğraştığını belirten firma çalışanı Erkan Köktaş ise bundan sonraki düzenlenecek turnuvalara da mezar taşı hediye edeceklerini açıklayarak halkı sevince boğdu. Biz de en centilmen tavlacı seçilecek yurttaşımıza “güle güle kullan” diyor, yaratıcı sponsorlarımıza hem bu hayatta hem de öbür tarafta başarılar diliyoruz!

 

Şu memlekette her geçen yıl daha acayip işler oluyor. Ama tarihimizdeki saçmalıklara vefasızlık etmek ve onları unutmak olmaz. “Biz bunu da yapmıştık” serisini bu yüzden başlatıyoruz…

2016 yazında Ayvalık’taki dalış okulu sahibi ve balıkadam Kemal Çalışkan öncülüğünde bir grup dalgıç, Atatürk Havaalanı’na yönelik terör saldırısında yaşamını yitirenler için Güneş Adası (İlyosta) mevkisinde özel dalış gerçekleştirdi.

Denizin 10 metre derinliğinde yaklaşık yarım saat kalan dalgıç ekibi, terör saldırısında hayatlarını kaybedenler için saf tutarak namaz kılıp, dua etti.

Dalgıç Kemal Çalışkan, Türkiye’nin can damarlarından biri olan Atatürk Havalimanı’ndaki terör saldırısının herkesi çok üzdüğünü söyledi.

Böyle üzücü olayların bir daha yaşanmamasını dileyen Çalışkan, “Biz de ekip olarak hayatını kaybeden vatandaşlarımız anısına denizin 10 metre altında namaz kılıp dua ettik. İnşallah bundan sonra vatanımızda böyle üzücü olaylar olmaz. Huzur ve mutluluk içerisinde yaşamımızı sürdürürüz. Terörü buradan şiddetle kınıyoruz” diye konuştu.

Su altında namaz kılıp dua eden ekibin içinde yer alan Mert Küçükağa da terör saldırısının kendilerini derinden yaraladığını dile getirdi.

Elif Şafak’ın “Ben aslında biseksüelim ama Türkiye’de çok baskı var, bir türlü açıklayamadım” açıklamasından sonra Orhan Pamuk’un “Türkiye’de siyaseten bulunmam mümkün değil” mealindeki sözleri tartışılırken, bu ikilinin arasına güzide edebiyatçılarımızdan Alev Alatlı da burnunu sokuşturuverdi.

İslamcı sermayedarların örgütü MÜSİAD tarafından düzenlenen Vizyoner ’17 toplantısında bir konuşma yapan Alatlı, iktidarın eğitim politikalarına destek iması yaptığı konuşmasında, “Batı eğitimine çok düşkünüz; ama kul hakkı Batı’da öğretilmez” dedi.

Kafasının ne kadarının “gidik” olduğunu bilemediğimiz Alev Alatlı Hanımefendi, konuşmasını yaparken, kendisini dinleyen MÜSİAD üyelerinin, bu ülkenin sermayedarları arasında en “kul hakkı yiyen”, en sömürücü kesimlerden birini temsil ettiğini biliyor olabilir miydi? Şuurunun yerinde olmadığı kanaatindeyiz. Bizce bilmiyordu…

Memlekette durum öyle bir hale geldi ki artık saatin kaç olacağını bile bilemez hale geldik. Danıştay’ın Bakanlar Kurulu’nun yaz saatine yönelik uygulamasına yürütmeyi durdurma kararı vermesinin ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Damat Berat Bey’in yaptığı açıklama kafaları iyice karıştırdı.

Enerji Verimliliği Ödül Töreni’nde konuşan Damat Bey yaz saati düzenlemesiyle ilgili olarak “Danıştay’ın dünkü kararının açıkçası, esas yönüyle hiçbir etkisi yok. Usul ile ilgili olarak düzenleme yapılacak, yaz saati uygulamasında aynı istikamette devam edeceğiz. Bu uygulamayla Türkiye’ye büyük katkı sağladık. Yaz saati uygulaması ile enerji bağlamında her konuda geçen sene 540 milyon liralık tasarruf sağlamışız” dedi.

Bu açıklamanın ardından vatandaşın ‘eski Türkiye’ye dönerek kolunu ısırmak suretiyle yapacağı saati dikkate almasından ve saatin kaç olduğu sorusuna çocukluk günlerinde olduğu gibi “eti kemik geçiyor” diye dandik espriler yaparak cevap vermesinden endişe ediliyor. Bu arada “tilki tilki saatin kaç” oyununun tekrar gündeme gelmesi de bekleniyor!

PKK ve emperyalist güçlerle mücadele ayağına milleti ‘vatan’ sevgisinden soğutan AKP’nin ‘millicilikten sorumlu’ Genel Başkan Yardımcısı Perinçek bu kez tam coştu.

Perinçek, katıldığı bir TV programında Erdoğan için “İslami Kemalist” oldu yorumları yapılıyor açıklamasında bulunarak döneklikte tüy dikti!

Hayır, sinir bozucu olan kendisinin sürekli olarak artık Tayyipçi olduğunu kabul etmektense Tayyip’in Perinçekçi olduğunu iddia etmesi. AKP’lilerle milli mutabakat kurmalar, parsel parsel satılan ülke topraklarını görmezden gelerek güya Avrupa’ya, ABD’ye diklenmeler, ‘İslami’ terörü görmezden gelip sözüm ona PKK ile mücadele etmeler filan anladık da ‘İslami Kemalist’ yakıştırması artık sözün bittiği yer! AKP kim, İslam ne! Mustafa Kemal kim, öbürleri ne?! İnsan karşılaştırmaya utanıyor, yazmaya üşeniyor!

Bir Bahçeli, bir de bu Perinçek! Neyin peşindeler, nasıl pazarlığın içindeler, neyin bedelini ödüyorlar, kasetleri mi var da bu kadar AKP’ye mecbur kalıyorlar bilemiyoruz ama artık yetti!

Daha önce yazmıştık aslında: Mesele kasetse önemli değil. Bu devirde kaseti olmayan siyasetçi mi kaldı, biz anlayış gösteririz, aramızda bir kasetin lafı olmaz, yeter ki ‘delikanlı’ olun diye ama dinlemiyorlar, yalakalığa devam!

Fakat esas önemlisi ve bizim merak ettiğimiz; bu TGB’li kardeşlerimizin tüm bu maymunluklara nasıl sessiz kaldığı, hâlâ o parti adı altındaki kurumda bulunmaya devam edebildikleri tabii.

‘Millicilik’ kisvesi altında ABD ve AB tuzaklarına karşı çıkacam diye Batı’ya seslenerek ‘ülkemizi’ demek yerine “Erdoğan’ı yedirtmeyiz” diyen yalaka Perinçek ve avanesine artık “bi gidin ya” demenin vakti geldi de geçmiyor mu ‘yurtsever’ kardeşlerimiz, he?

Yıllardır şarkı söyleyen, kılıktan kılığa giren, acayip fotoğraflar çektiren ancak hâlâ ne tür bir müzik yaptığı anlaşılamayan şarkıcı Bülent Serttaş, klip çekeceğim derken hayvan haklarını ihlal etti.

Daha evvel albüm tanıtımlarında kendi kendine zarar veren, canlı yayın sırasında stüdyoda motosikletten düşen ve Beyaz Show’da halatlara, çemberlere sıkışan Bülent Serttaş, bu kez başka bir canlıya zarar verdi.

Klibinde bir papağan kullanan Serttaş, hayvanın ruhi dengesini bozdu.

Klip çekimleri esnasında tuhaf hareketler yaparak durmadan sağa sola sallanmaya başlayan talihsiz kuş bir türlü kendisini toparlayamadı. İşte o görüntüler:

Dünyaca ünlü Pink Floyd müzik grubunun ölümsüz eseri Another Brick in the Wall bambaşka bir yorumla huzurlarınızda! Yerel bir sanatçının Yamaha orguyla yeni bir ses, yeni bir soluk verdiği parça dinleyenleri ve izleyenleri ağlatıyor!

Fazla söze gerek yok. Özgüveniyle izleyenleri şaşırtan sanatçımızla sizleri baş başa bırakıyoruz:


Abdurrahman Dilipak… Anlaşılmamanın acı dolu döngüsünde bir mütefekkir… (22.07.2017/Ümraniye)

Akit‘in kült yazarı Abdurrahman Dilipak ‘bir mizah malzemesi olarak’ topluma hizmet etmeyi sürdürüyor.

Yazılarıyla ayrı, Twitter mesajlarıyla ayrı fenomen olan Dilipak, daha önce bir siyahi porno sitesi beğenisiyle sosyal medya gündemini sarsmıştı. Ardından, Vatikan’ın eğittiği ‘cin’leri Türkiye’ye gönderdiğini iddia eden Dilipak, “.. evet, evet, kiliselerde cin çıkarma işi yapılıyor. çıkarılan cinler yargılanıyor, cezalandırılıyor, hapsediliyor, ya da kilisenin emrine giriyor, yani anlaşıyorlar, ‘kadroya alıyorlar(!). İstihbaratta kullandıkları da söyleniyor, ya da birilerine musallat etmede de.. Mesela fetö’cülerin de bu işlerle…” diye acayip acayip şeyler yazmıştı.

Ne var ki, Abdurrahman Dilipak’ın en iyi olduğu konu Twitter‘da asla anlaşılamayan iletiler yazması! Özellikle geceleri yolladığı iletiler asla anlaşılamıyor. Bu sebeple Twitter kullanıcıları A. Dilipak’ın akşamları keyif verici bazı maddeler kullandığını düşünmeye başladı.

Dün gece de çözülemeyen bir ileti yazan Abdurrahman Dilipak’a gelen yanıtlardan en güzeli, bir Yiğit Özgür karikatürüydü: